
Yerden ısıtmalı sistemi ile dünyada bir ilk olan İshakpaşa Sarayı, güzelliği ile olduğu kadar makus kaderi ile de gündemde. Kapıları Moskova Müzesi’nde olan saray 48 yıldır yanlış restorasyon kurbanı. Neyse ki, 100 YTL’nin arka yüzünde yer aldıktan sonra kaderi değişti, kültürel mirası koruma projelerinin ön sıralarında yer almaya başladı. Sırada ‘restorasyonu tamir etmek’ (!) var…
-Evet daha önce bahsetmiştim, İshakpaşa Sarayı’nın yanlış restorasyon yüzünden hasar gördüğünden..-
İshakpaşa, Topkapı Sarayı’ndan sonra Osmanlı’da yapılan en ünlü saraylardan biri. Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinin 5 kilometre doğusunda, bir dağın yamacındaki tepe üzerine kurulan saray, 18. yy. Osmanlı mimarisinin belirgin örnekleri arasında yer alıyor. Sanat tarihi yönünden de büyük değer taşıyan sarayın Harem Dairesi Takkapı Kitabesi’ne göre yapılış tarihi hicri 1199, miladi 1784. Sarayın yapımı 1685 yılında Çıldır atabeklerinden Çolak Abdi Paşa tarafından başlatılmış, aynı soydan gelen Küçük İshak Paşa zamanında 1784’te (99 yılda) tamamlanmış. Tarihî sarayın mimarı ise Ahıskalı ustalar..
-Bu tarihi yapı maalesef 48 yıldır yanlış restore ediliyor.. Üstelik bu restorasyon tarihi yapıya öyle bir zarar veriyor ki, inanılır gibi değil.. Uzmanı dururken restorasyonu bir müteahhit yapınca sonucuna da katlanmak zorundayız.. Konuyu dağıtmak istemem ama ben nedense hiç şaşırmadım.. Bana hiç yabancı gelmedi bu olay; yani bunun okulunu okumuş, pratiğini yapmış yığınla restoratör varken, başka birinin bu işi üstlenmesi.. Ama bu ilk değil ki.. Son da olmayacak.. Benim işimi başkası yapacak.. Gün gelip, ideallerime kavuşamayacağımı anladığım gün, ben de başkasının işini yapacağım.. Bu kısır döngü içinde yuvarlanıp gideceğiz işte.. Bu konu uzar gider.. Şimdi asıl konumuza dönelim;-
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne sunulan raporda, tarihi yapıya büyük oranda hasar verildiği, duvar yüzey kaplamasında dökülme, duvarlarda çatlak, su sızıntısı ve çatının taşıyıcı sisteminde bozuklukların tespit edildiği belirtildi.
-Yani nerdeyse bu eşsiz yapı yıkılacakmış.. Prof. Dr. Emine Caner Saltık’a kulak verince bu skandalı tüm gerçekliğiyle anlıyorsunuz.. Buyurun bakın, bu tarihi yapıya yapılan diğer yanlışlıklar nelermiş?-
“Yerleştirilen profiller ve bunlara bağlı çaprazlar bölük pörçük ve gelişigüzel konularak kaynatılmış. Üst bahçede oluşan drenaj problemi sebebiyle sular bu bölgeye gelmekte ve paslanmaya neden olmaktadır. Destekleme işlemi çok acemice, hatalı, gereğinden çok fazla malzeme yanlış kullanılarak yapılmış. Mutfak bölümünde gözlenen dış duvar yönündeki çatlaklar ve pencere dışındaki kaplama bölgesinin durumu endişe verici. Küçük kemerlere yapılan destekleme şekli kabul edilemez. Alttan yapılacak destek elemanı kesilerek gövdeden kaynatılmış. Konulan desteğin herhangi bir hesaba dayanmadığı ve kirişi sadece görüntüde desteklediği söylenebilir. Ana çatıyı destekler görünümündeki büyük kirişlerin de parça parça kesilerek konulduğu görülmüş ve ne kadar yük taşıma kapasitesi olduğu belirsiz. Yapının kemerleri ve güney duvarı açıklıkta. Açılma ilerlerse kemer ayaklarının denge yitirmesi ve tüm ağırlığın desteklere gelmesi durumunda ne olacağı bilinmiyor. Duvarlar, harem odaları ve sarayı kuzey cephesindeki bölümleri koruması için yapılan çatıda yapısal dizayn ve inşaat hataları var. Çatı makasları tamamlanmadan yarım bırakılmış. Elemanlar çatının ağırlığı ve rüzgâr ile kar yükünü taşıyabilecek kadar kuvvetli değil. Dikmeler çok uzun, kar yüküyle burkulabilir. Çatının taşıyıcıları uygunsuz ve yanlış yapılmış. Caminin iç tarafındaki çatlak sıvanarak kapatılmış. Kuzey-güney yönlerindeki tavan ve kemerde açılma var. Tavandaki çatlaktan su sızıyor.”
-Hadi verdiniz herhangi birine restorasyon görevini; hiç mi aklınıza denetlemek gelmedi? Bu adam ne yapar orada, kimleri çalıştırır yanında hiç mi merak etmediniz? Dile kolay 48 yıl.. -
İshakpaşa Sarayı ‘Lamina Cam’ ile Korunacak
Kaynak
18 Responses to “İshakpaşa Sarayı Restorasyonunun Tamiri (!)”
Trackbacks/Pingbacks
- PARKEOLOJİ - [...] İshakpaşa Sarayı Restorasyonunun Tamiri (!) [...]

bak bakalım bebek
http://www.edasuner.com/parkeoloji-icin-header-tasarimim/
Çok güzel yazmışsın canım yaa
ne acı yaa…99 yılda biten saraya daha özen gösterilmesi gerekiyordu.
mesela bizim Lagina’da bulunan Osman Hamdi Bey konağı yeniden restore ediliyor..geçenlerde gittim gördüm orjinaline öyle sadık kalınmış ki çok güzel yapıyorlar.
dediğin gibi bu işi uzmanına bırakmak lazım..
sevgiler..
Merhaba İşitme kaybı.. Demek Lagina? Öyleyse Bilal Hoca’yı mutlaka tanıyorsundur
İşi uzmanına bırakmak lazım tabi.. Keşke hepsi Osman Hamdi Bey Konağı gibi şanslı olsa..
Sevgiler..
nasıl üzülüyorum böyle haberleri duyunca, mevcut halini korumak bir yana üstüne üstlük , restorasyon adı altımnda bir de bozuyoruz . zaten bu ülkede herkes kendi işini yapsa ne kadar rahatlayacağız, kısa geçtiğin endişelerinde çok haklısın sevgili Bilun. su müteahhitlikte ayrı mesela, müteahhitin o konuda uzman olmasını bırak, eğitimli bile olmayabiliyor, eşi dostu sağolsun,işlerini yürütüyorlar.
yazdıklarını büyük zevkle okuyup çok şey ögreniyoruz tesekkurler Bilun.
Biluncum babam daha iyi tanıyor,ben gurbet ellerde olduğumdan sadece internetten tanıyorum onu
sen nereden tanıyorsun?
svg
“Restorasyonu tamir etmek.” Bu kavram başka hangi ülkelerde var acaba ?
Çocuklaçocuk, çok teşekkür ederim güzel yorumuna.. Ben de inanın sizi okumaktan o kadar zevk alıyorum ki.. Geleceğe yatırım yapıyorum bir nevi
İşitme kaybıcım
Bilal Söğüt benim hocamdı..
Hala hocam sayılır tabi
Pamukkale Üniversitesi’nden.. Ben oradaki hocalarım kadar aşkla dolu ders anlatan başka birine daha rastlamadım.. Çok şanslıydım (dık)..
Hoş geldin Gazanya..
Yok demek.. Aslında güzel görünen -bu konu için- bir lafı burada yutkunarak söylemek ne acı..
Ülkemizden başka bir yerde duyulamayacak iki sözcük yanyana.. Yazık.. Zamana.. Onca beklentiye.. Ve tabi kaderine mahkum edenlere..
Sevgiler..
Sadece kültür varlıklarını korumak yetmiyor. Ülkenin güvenliği ve bütünlüğü de bu varlıkların gelecek nesillere aktarılmasını sağlıyor. Irak’ın işgalinin ardından müzelerin yağmalanması, tarihi yapıların bombalanması, yıkılması, yakılması da çok acıydı. Geleceğe aktarılacak pek birşey kaldığını sanmıyorum ellerinde. Tabii bir gelecekleri olursa. Sadece İshal Paşa Sarayında değil, pek çok yerde kötü restorasyonun izleri görülebiliyor. Herhalde izleri silmek, restore etmekten çok da güçtür. Bir de tabi o izlerin nasıl silineceği de bir muamma… yani bakalım işin ehli bir ekip mi silecek, başka bir müteahhit mi
Herkesin kendi meslegini yapmasinda hemfikirim. Kesinlikle…
off ya off bizim bakanlığın öyle abuk işleler para harcadığını duydukca ve böyle değerlerin kayırma amaçlı müteahitlere verildiğini de gördükce sinirden kuduruyorum ama elden bir şey gelmiyorki. işte banada layık gördüğü boş boş oturmak .eğitimli işi bilen beklesin dursun sırtı sağlam olan yol alsın mantık bu işte..en çok görmek istediğim saraylardan biridir ishak paşa taş içciliği süperdir o kabartmalarda tahrip olduysa artık yuh ..daha ne değerler var bundan beter durumda ..ne zaman akıllanacaklar..
Restorasyon tamiri de duyduk ya.. daha hiç bir şeye şaşırmayız artık.. umarım.
Denizciğim ne güzel yazmışsın, vallahi post gibi olmuş.. Eline sağlık..
B5, teşekkürler
Figenciğim aynen bana da layık görülen boş boş oturmak :/
Maalesef düzen böyle.. Tanıdık bulamayınca böyle oluyor.. Ama zarar bizlerden çok böyle güzelliklere oluyor.. Ne yazık..
Ah İncegül yahu hakikaten he..