
“”Dünya mirasları arasında yer alan ve her yıl 50 bin yerli ve yabancı turisti ağırlayan Hitit Uygarlığı’nın başkenti Boğazkale Hattuşa’da, 2007 turizm sezonu törenle açıldı. Dünyanın 9 harikası arasında gösterilen ve dünya mirası kabul edilen 7 bin 500 yıllık geçmiş tarihi olan Hitit Uygarlığı’nın başkenti Hattuşa kentine bu yıl 70 bin turistin ziyaret etmesi bekleniyor. Turizm Haftası kutlamaları çerçevesinde Boğazkale Hattuşa’da turizm sezonu açılışı görkemli bir törenle yapılırken, törene katılanlar ören yerlerini gezdi. Turizm İl Müdürü Ali Özüdoğru, Hattuşa’yı her yıl 50 bin yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiğini belirterek, “Bu yıl UNESCO, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Çorum Valiliği işbirliği ile ciddi bir tanıtım çalışması yapılacak. 70 bin civarında turistin gelmesini sağlayacağız” dedi. Çorum’u bir marka haline getireceklerini söyleyen Özüdoğru, Hattuşa’yı dünyaya tanıtmak için yoğun çalışmalar yapacaklarını kaydetti. Hattuşa’da turizm sezonunun açılışı öğrenciler tarafından söylenen şiirler ve halaylarla başlatılırken, ilk geziyi Arkeolog Uğur Serden ve Hititolog Betül Tercan rehberliğinde turizm çalışanları yaptı.
7 bin 500 yıllık geçmişi olan Hattuşa kenti birçok uygarlığa ev sahipliği yaparken, Hitit Uygarlığı’na da başkentlik yaptı. Bin Tanrılı dinler şehri olarak da anılan Hattuşa’da, Hitit surlarının bir bölümü ayağa kaldırılırken, büyük tapınak, kral kapı, yer kapı gibi mekânları turistler gezebilecek. Diğer taraftan, UNESCO, Çorum’a 3 kişilik bir ekip göndererek, dünya mirası arasında yer alan Hattuşa’da incelemeler yaptırdı. Hattuşa’nın tanıtımı konusunda çalışmalar yapılacağı ifade eden UNESCO’lu yetkililer, 2007 yılında Hattuşa’yı dünyaya tanıtacaklarını açıkladı.”"
Haber, http://www.kenthaber.com/ ‘dan alınmıştır.
Bunca uygarlığa ev sahipliği yapan Hattuşa’nın tüm dünyaya tanıtılmasına önayak olacak UNESCO’ya sonsuz teşekkürler.. Çok önemli kalıntılara rastladığımız bu kentin tanıtılması müthiş bir şey.. Türkiye’deki tüm güzelliklerin aynı şansı yakalaması dileğiyle, UNESCO’nun Dünya Mirası listesindeki Hattuşa’da Ankara ve Gazi Üniversitelerinden oluşan 3 kişilik ekibinin gerekli incelemelerin ardından tarihi kentte yapılması gerekenler hakkında verecekleri bilgileri merakla bekliyoruz..
Resimdeki Güneş Kursu için bir dipnot: Hitit uygarlığına ait bir eser olarak kabul edilir ve çoğunlukla Ankara ve Anadolu çağrışımlarını uyandırır.
16 Responses to “Hattuşa’ya güneş doğuyor”

İnşallah, en hayırlısı, en güzeli olur.. bunlar güzel çalışmalar.. umarım devamı gelir.:)))
İnşallah İncegül’cüğüm.. Bu güzel çalışmaların devam etmesini yürekten istiyorum ben de
Maalesef artik Ankara’yi cagristiramiyor, benim aklima havuzlar selaleler fiskiyeler geliyor sinirleniyorum…
Mor Koyun’cuğum sinirlenme, üzülme
Sen yine Ankara, Anadolu ve Hititleri getir aklına; şelalere, havuzlara, fıskiyelere inat..
ne kadar güzel bir haber bu!!!
paylaştığın için çok teşekkür ederim biluncuum:)
öptüms!
Kiki’ciğim hoş geldin
Evet ne kadar güzel değil mi
Hep olsa keşke böyle, ben de hep paylaşsam 
Öptüm ben de kocaman
Ben bu Günesi o kadar cok sevdim ki, sanirim bununla ilgili ya bir resim yapacagim , ya da bir t-short baskisi hazirlayip yaptirtacagim sonunda.
Cok ciddiyim..
Soran kesin olacaktir nereden buldun diye. O zaman da:
“Bilin bakalim kac senesinden kalma bu”
diye baslayan uzun bir tanitim konusmasi baslayacaktir
ps:Yeter ki yayin haklari icin Hititlilere hesap vermeyelim..
Sadece Ege degil, Ic Anadolu’da da ayni turizm basarisi saglanabilseydi, belki bugun bazi göruslerin kalesi olmazdi!
B5, ne güzel; hem resmini yap hem baskısını yaptırt.. Sonra da t-short’ü güle güle giy.. Çok beğendim bu fikri.. Önce, 3 güzellerin resmini yapmayı düşünüyordum ama bak fikrin çok hoşuma gitti; bu Güneş Kursu’nu yapayım ben de.. Teşekkürler B5
Ama yayın hakkı için hesap vermek düşündürdü beni de 
Sevgiler..
Alp ve Ege’nin annesi; ülkemizin her köşesinde aynı turizm başarısının sağlanması için, kültürel değerlerimizin tek tek farkına varıp, onları -en başta- korumak gerekli..
Sanıyorum bunu başarmaya başlıyoruz yavaş yavaş.. Daha hızlanması ve farkına vardığımız değerlerin çoğalması dileğiyle..
Size ve ufaklıklara kocaman sevgiler
Bir bilmecem var cocuklar! Haydi sor! sor!
….
Eti! Eti! Eti!
hehehe, saka bir yana, umarim Ankara’da Sihhiye meydanindaki Hitit gunesi ve geyik heykellerinin bir zamanlar (ben universitedeyken) kendini bilmez capulcu bir milletvekili “o geyikleri oradan kaldiracagiz, cunku geyiklerin kiclari acik ve baska cagrisimlar yapiyor, tahrik ediyor” gibi kendine ve fantezilerine yakisir birseyler soylemisti, neredeyse belediye baskani (İ.)Melih Gokcek de kaldirayazmisti o heykeli…Hala orada ama, sonu bilinmez.
Aa hadi ya! O zaman bir sürü heykel var onun gibi.. Kadıköy’de de boğa heykeli var.. Ay Allah korusun..
Hep sorgular dururum kendi kendimi; eskiden ne güzel heykeltraşlar, vazo ressamları varmış; evlerde bir ressamın boyadığı kaseden çorba içmek; sokaklarda dolaşırken her yanında heykellere rastlamak ne güzeldir, keşke şimdi de öyle olsa diye.. Açalya’cığım, az sayıda olan heykellerimize dokunulmasın bari değil mi
Bilun merhaba,
Benden istemiş oldugun yazımı Turkish Daily NEws arşivinden buldum.
adres şöyle:
http://www.turkishdailynews.com.tr/archives.php?id=723
Biraz altlarda ve adı: Two Ephesus virgins: The Virgin Mary and Artemis…
Kusura bakma biraz geciktim.
sevgiler.
Çok teşekkür ederim Binnur, sevgiler..