
Türk ve İsrailli arkeologların İzmir’in Urla limanında yaptıkları kazılarda dünyanın en eski tahta çıpası bulundu.Kazıları Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi ile ortak yürüten Hayfa Üniversitesi Deniz Araştırmaları Enstitüsü’nden yapılan açıklamada, Urla’nın antik Liman Tepe mevkiinde, deniz yatağının 1,5 metre altında bulunan çıpanın, şimdiye dek bulunanların en eskisi olduğu belirtildi. M.S. 7. yüzyılın sonuna tarihlenen çıpa ile birlikte ortaya çıkarılan diğer buluntular, antik Yunan yerleşimi Klazomenai’nin kullandığı limanın büyük olasılıkla bir deprem ile yerle bir olarak battığını gösteriyor.Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hayat Erkanal ve Hayfa Üniversitesi’nden Prof. Dr. Michal Artzy başkanlığında, 5 bin yılı aşkın bir denizcilik tarihine sahip Urla’da yapılan kazılar 2000 yılından bu yana başarıyla yürütülüyor.
http://www.ntv.com.tr ‘den alınmıştır.
16 Responses to “En Eski Çıpa Urla’da Bulundu”
Trackbacks/Pingbacks
- PARKEOLOJİ - [...] En Eski Çıpa Urla’da Bulundu [...]

Senin bu güzel yazıların yüzünden, bu yaştan sonra, üniversiteye yeniden gidip, parkeolog olasım geliyor..:)
Öpüyorum canım.:)
Yaşında ne var İncegül’cüğüm yahu.. Çok teşekkür ederim bu arada ben de öptüm çok
Anadolu’nun toprakları kadar denizleri de uygarlıkların izleriyle süslü. Şimdi bu Çıpa, İzmir’de mi sergilenecek? Eserler bulundukları yerlerde mi sergilenir? Karanlıkta konu kalmasın efenim!
Dnz’ciğim büyük ihtimalle evet İzmir’de sergilenir ama başka bi’yerde de olabilir. Mesela Laodikeia’da (Denizli) bulunan bir eser Topkapı Sarayı’na getirilmişti.
Diyeceğim o ki genellikle bulunduğu yerin müzesinde, bazen de başka müzelerde sergilenebiliyor..
Bana yeni ufuklar açıyorsun vallahi Dnz’ciğim.. Ekleyecek konu gelmezse aklıma senin yorumların yeni bir konu getiriyor aklıma, çok teşekkürler; öptüm..
Capa denince benim aklima hep Ankara geliyor! Halbuki deniz yok bisey yok
Ama Ankara adinin deniz capasindan geldigi soyleniyor, bir suru rivayet var. Galatlilardan deniyor mesela. Hatta bir capa da Ankara kalesi civarinda bulunmus. Iste insan Ankara`li olunca, algida secicilik boyle oluyor
Bilun, yazdiklarini bir suredir keyifle okuyorum, yorum yazmak buguneymis. Ah Ankara
Hoş geldin Cano, vallahi ben de geliyorum sana ama bana da bi’yorum yapmak nasip olmadı ama bundan sonra söz!!
Oo ne güzel bilgiler var sende.. İnsanın yaşadığı yerin tarihini bilmesi ve ona sahip çıkması kadar güzel bi’şey yok.. Çok mutlu oldum seni tanıdığıma..
Sevgiler..
waow. anadolu nun taşına toprağın kurban
ay parkeologcum gerçekten siten harika önce onu belirtmek isterim hep arkeolog olmak istedim ama restoratör oldum ve sadece kazı alanında bulunmak için bile 2 sene kazılarda çalıştımm. bu senede oss ye giricem şans dileyinde arkeolojiyi kazanıyım ya ahhhaaahhhhh
Eyşın aynen ben de
Kamelot, hoş geldin
Çok teşekkür ederim..

Hep de dilerim bundan böyle
Ay ne güzel iki tane restoratör arkadaşım oldu
Kazılardakileri saymazsak
Aa gerçekten mi? Diledim şansımı en kocamanından Kamelotcuğum, merak etme sen
canım memleketimin güzel ilçesinde bulunmuş mutlandım gururlandım umarım çaldırmadan iyi muhafaza ederler…
Periliköşk’cüğüm insan böyle haberlere ne kadar seviniyor, değil mi?
hoşbulduk ve tekrar teşekkür edrimm duaların için bu arada bi kazıdan kalma ufak buluntum var birisinden hediye onu sakladığım yerden bi bulursam sana göstermeyi isterimm
Kamelotcuğum görmek isterim tabi ki ben de
Umarım bulursun 
Ay bol bol ediyorum dua; hiç merak etme sen
biluncum şimdi buradaki yazıları takip ederken üniversitedeki ilk yıllarımız geldi aklıma.cok zor şartlar altında bir şeyler öğrenmeye çalışoyorduk. şimdi görüyorum ki;teknolojinin de nimetleriyle elimizin altında bulabiliyoruz bir çok şeyi. arkeoloji ilmine katkıda bulunmak için gayretlsin bize de sana bu konuda destek vermek ve katkıda bulunmak düşer heralde!
Barışcım, çok sağol, yorumun beni çok mutlu etti.. Sen hep az ama öz konuşursun
Burada bir çalışmanı görmek isterim vallahi.. Ona göre..