M.Ö. 5.yy’da yaşamış ünlü Yunan heykeltraş Myron’un yaptığı, fakat günümüzde kayıp olan bronz bir heykelin kopyası olan Discobolus heykeli yaklaşık iki ay önce British Müzesi’nden bir süreliğine İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne getirildi. TÜRSAB İstanbul Arkeoloji Müzeleri Gelişim Projesi Genel Koordinatörü Köyüm ÖZYÜKSEL‘den öğrendiğime göre, heykel getirildiği ilk hafta müzenin ziyaretçi sayısı tam dört katına ulaşmış.
Discobolus, ideal güzelliği yansıtmasının yanı sıra sonsuza kadar genç kalan bir atletin denge, uyum ve mükemmel oranlar fikrinin de vücut bulmuş halidir.
Bu heykel, antik Yunan dünyasının ideal güzellik kavramını yansıtır. Heykel yalnızca elindeki diski fırlatmaya hazırlanan bir adamı tasvir etmez; daha çok, kafa, gövde ve uzuvlar bir dizi birbirine zıt kuvvet halinde sıralanmıştır. Heykelin duruşu, denge, uyum, simetri ve oran gibi önemli idealleri simgeler.
Myron, yaklaşık M.Ö. 450-440 tarihlerinde bronzdan yaptığı disk atmaya hazırlanan çıplak atlet heykeli kaybolunca Romalılar hayran oldukları bu heykelin mermer bir kopyasını yaptılar. Heykelin kompozisyonu hangi açıdan bakılırsa bakılsın dar bir düzlemi kaplar. Tasarımı simetri, harmoni, denge ve ritm gibi çağdaş Yunan fikirlerini yansıtır. Kafa, gövde ve uzuvlar bir dizi birbirine zıt kuvvet halinde sıralanmıştır.
Gerilen unsurlar gevşek unsurlarla tezat bir görüntü oluşturur; diski tutan kol arkaya doğru uzanırken, diğer kol önde boşta sallanır; gövde seyirciye dönükken, bacaklar profilden görülür; bacaklardan biri ağırlığı taşırken, diğerine ağırlık binmemiştir; sağ ayağın parmakları yukarı doğru kıvrılırken, diğerinde alta doğru dönmüştür.
Antik dönemin en bilinen simgelerinden “Disk Atan Atlet” heykeli 1791 yılında, İmparator Hadrian’ın İtalya, Tivoli’deki villasında bulunmuş ve İngiliz koleksiyoner Charles Townley tarafından satın alınmıştır. Bir süre koleksiyonerin Londra’daki ev-müzesinde sergilenmiş sonrasında The British Museum koleksiyonları arasındaki yerini almıştır.
Bulunduğu zaman kafası eksik olan heykele yine antik fakat gövdeye ait olmayan bir kafa yerleştirilmiştir. Bu kafa, tartışmaya yol açacak şekilde, arkaya değil de öne doğru bakmaktadır. Oysaki orijinalinde heykelin geriye, diski tutan ele dönmüş bir şekilde bakıyor olması kuvvetle muhtemeldir.
Heykel yalnızca elindeki diski fırlatmaya hazırlanan bir adamı tasvir etmez; daha çok, kafa, gövde ve uzuvlar bir dizi birbirine zıt kuvvet halinde sıralanmıştır. Heykelin duruşu, denge, uyum, simetri ve oran gibi Yunan dünyasında sadece heykeller için değil yaşayan insanlar için de önemli kabul edilen idealleri simgeler.
Bilun ŞEN (parkeoloji.com)
One Response to “Disk Atan Atlet”









gercekten de bak bak bakilasi bir guzellik