*Arkeolog Cem TUTLU ‘ nun kaleminden..
DIOCLETIANUS (284-305)

Gaius Aurelius Valerius Diocletianus, 236 yılında Dalmaçya’da doğdu. Soyca mütevazi bir ailenin çocuğuydu. Bir söylenceye göre, Anullius adında bir senatörün azatlı kölesinin veya kâtibinin oğlu idi. Diocletianus, devrin birçok imparatorlarında olduğu gibi orduya hizmet ederek yükseldi. Orduda rütbeleri arttı. Gallia’da Aurelianus’un emrinde küçük ordugâhlarda hizmet etmiş; Carus’un zamanında Moseia’da vali olarak bulunmuştur. Sonra imparatorun muhafız alayı kumandanlığına atanmış, hatta konsül olmuş, gördüğü hizmetler onu idare sanatına sürüklemiştir.
Diocletianus, kusursuz bir askeri bilgiye ve geniş bir strateji görüşüne sahipti.Diocletianus, çağdaşı olan imparatorlara göre, biraz huzursuz ve kolayca itimat etmeyen, şiddetle hayranlık uyandıran, unutulmaz bir şahsiyete sahip, akıllı ve zarif, fakat bununla beraber şiddetini gösterecek bir kişiydi. Historia Augusta’daki bir kayda göre “Kararlarında daima yüksekti, fakat basireti, sakin ruhunun şiddet pınarının hareketine mani oluyordu. Aklı daima imparatorluğun refahı için tasavvurlar kurmakta ve kendisini halkın babası olarak kabul etmekteydi.”Diocletianus, 284 yılında, Numerianus’un ölümünden sonra ordu tarafından imparator ilan edildi. 285 ilkbaharında Carus’un suikasta uğramasından sonra tek başına imparator oldu.
General olarak yeterli olmakla beraber, yeni imparator, Diocletianus, seçkin bir devlet adamı, reformcu, yenilikçi bir askerdi ve 29 yıllık yönetimi boyunca imparatorluğun karakterini, yapısını tamamen değiştirmekle birlikte imparatorluğu pek çok yenilikle tanıştırdı.Roma İmparatorluğu’nun geniş sınırlara ulaşmış olması nedeniyle başa geçtiği zaman yükünün ağır olduğunun farkındaydı. Bir erkek evlada sahip olmadığı için sülale kuramazdı. Bu sebepten dolayı kendine yardımcılar bulmaya karar vermiş ve tasarladığı dörtlü idare şekli Tetrarhi’yi 293 yılında resmen gerçekleştirmiştir. Buna göre; Diocletianus Büyük Augustus (Senior) olarak Doğu’da hüküm sürecek, kendisi Galerius Maximianus Caesar olacaktı. Batı’nın idaresi de Maximianus Hercül’e bırakarak, Constantius Chlorus’u ona Caesar tayin etmiştir. Diocletianus yaptığı işi kuvvetlendirecek hiçbir şeyi ihmal etmemiş, Tetrarhi’yi büyük tanrıların himayesine sokarak, kendi hanedanının Tanrısı olarak Jüpiter’i seçerken, Maximianus’un hanedanına da Hercül’ü tahsis etti. Böylece, imparatorların kuvveti Tanrı Jüpiter ve Hercül’ün ilahi kudreti olarak kendilerinde belirmiştir.
Diocletianus Dönemi Para Reformu
Diocletianus Dönemi’nin önemli düzenlemelerinden birisi “para reformu” yapılmasıdır.Caesarların tayininden sonra Diocletianus bir para reformu yapmayı da planlamış ve 294 yılında gerçekleştirdiği bu reformda altın (avreus), gümüş (argenteus), bakır (aes) olmak üzere üç ayrı madenden yeni alaşım oranlarıyla sikke bastırmaya başlamıştır. Diocletianus’un sikke reformunun esasları şunlardır:-Altın sikkeler Roma Paundu’nun altmışta biri ağırlığında basılmıştır.-Gümüş sikkelerin ağırlığı Roma Paundu’nun doksan altıda biri idi ve (XCVI) işareti taşıyordu.-Büyük bakır sikkeler (follis), ön yüzlerinde imparatorun defne çelenkli başı bulunuyordu ve ağırlıkları Roma Paundu’nun otuz ikide biri idi. Bazen (XXI) işareti vardı.-Daha küçük bakır paralar, imparatorun şua çelenkli başını taşıyordu ve ağırlığı Roma Paundu’nun yüz onda biri idi.-Çok küçük bakır paralara, imparatorun defne çelenkli başı konmuştu ve 4. kısımdaki sikkelerin yarısı kadar veya biraz daha az ağırlıkta idi.
Diocletianus ilk olarak 286’da altın sikkelerde (aureus) değişiklik yapmıştır. Bilindiği gibi aureuslar ilk kez M.Ö. 217 yılında basılmıştır ve 10.85 gr. ağırlığındadır. (Augustus zamanında 8.16 gr. ağırlığındadır.) Diocletianus, aureusu 5.48 gr.a indirdi. (Resim 1).
İkinci olarak gümüş sikkelerde düzenlemeler yapılmıştı. Yaklaşık olarak Nero’nun denariusuyla aynı incelik ve ağırlıkta olan gümüş sikkeler tanıtıldı. Roma para sistemi için çok önemli olan bu sikkelerin adı argeteustu. Yeni gümüş sikkelerin bazılarında görülen XCVI sayısı, sikke ağırlığının, Roma ağırlık biriminin 1/96’sı (3.4 gr.) olduğuna işaret etmektedir. Fakat uygulamalarda 3.2 gr.dır. Bu sikkelerin darbına 310 yılına kadar devam edilmiştir.
295 veya 296 yıllarında büyük bakır sikkeler basılmıştır. (Resim 2). Bu sikkeler antoninianilere benzer fakat bu büyük bakır sikkelerde farklı olarak gümüş kullanılmaktaydı. Bu sikkelerin ağırlıkları 10 gr.dır. Sikkelerin ağırlıkları yıllara ve darphanelere göre değişiklik göstermektedir. Batı ve merkez darphanelerinde 10.5- 8.5 gr. arasında; Balkanlar ve Doğu darphanelerinde 11- 9 gr. arasında değişmektedir. Follislerin darbıyla birlikte, darphane işaretleri, sürekli kullanılmaya başlanmış, bazen bu sikkelerin önünde, SM (Sacra Moneta: imparatorluk darphanesi) harfleri ve darphane işareti yer almaktaydı. (Resim 3). Bazı sikkeler üzerinde XXI işareti yer almaktadır. (Resim 4). Bu sikkelerin çapları 20-
Bu sikkelerin dışında imparatorun şua taçlı büstünün yer aldığı sikkeler de vardır. (Resim 5). Bu sikkeler Roma ağırlık biriminin 1/110’udur. Ayrıca bu bakır sikkelerin yarısı kadar olan sikkeler de vardır.
Genel olarak bu dönem sikkeler arasındaki değer ilişkisini şu şekilde özetleyebiliriz:
1 Aureus = 24 Argentai
1 Argenteus = 5 Follis
1 Follis = 5 Denarii
Diocletianus Dönemi Sikkeleri ‘Ön Yüz Yazıları’
D. N. DIOCLETIANO FELICIS.
DIOCLETIANVS AVG.
DIOCLETIANVS P. F. AVG.
IMP. DIOCLETIANVS AVG.
IMP. DIOCLETIANUS P. F. AVG.
IMP. C. DIOCLETIANVS P. F. AVG.
IMP. C. C. VAL. DIOCLETIANUS P. F. AVG.
Diocletianus Dönemi Sikkeleri ‘Arka Yüz Yazıları’
CLEMENTIA TEMP.
COMES AVGG.
CONCORDIA MILITVM.CONSERVATOR AVGG.
FORTUNAE REDVCI AVGG. NN.
FORTVNAE REDVCI CAESS. NN.
GENIO POPLVCE ROMANI.
HERCVLI CONSERVAT.
IOVI CONSERVAT. AVGG.
IOVI CONSERVATORI.
IOVI CONSERVATOR AVGG.
IOVI CONSERVAT.
PAX AVGG.
PAX AVGGG.
PROVIDANTIA AVG.
SACRA MON. VRB. ET. CAESS. N.
SACRA MONET. AVGG. ET. CAESS. NOSTR.
SALUS AVGG.
VICTORIA AVG.
VICTORIA AVGG.
VICTORIA SARMATICAE.
VIRTVS MILITVM.
Kaynakça
A. S. TULAY, Genel Nümizmatik Sözlüğü, 1. Baskı, İstanbul, 2001.
C. HOWGEGO, Sikkelerin Işığında Eski Çağ Tarihi, Çev. Oğuz Tekin, 1. Baskı, İstanbul, 1998.
D. R. SEAR, Roman Coins And Their Values, London, 1988.
K. W. HARL, Kazılarda Bulunan Sikkelerin Tanımlanması için Rehber, Roma, 1. Baskı, İstanbul, 2002.
N. BAYDUR, Roma Sikkeleri, 1. Baskı, İstanbul, 1998.
O. AKŞİT, Roma İmparatorluk Tarihi (195-395), İstanbul, 1970.
O. TEKİN, Grek Ve Roma Sikkeleri, 1. Baskı, İstanbul, 1994.
Y. AKAT, İncilipınar Defilesi, İstanbul, 1986.
Fotoğraflar; ‘Diocletianus Portre’: http://www.insecula.com
137 Responses to “Diocletianus Dönemi Para Reformu”

Yine tarihsel bilgi yüklemesi yaptık sayende.:) Para para para.. her dönemin en önemli parçalarından biri.
Sevgilerimle.:)))
İncegül’cüğüm arkadaşım sağolsun.. Beni kırmadı; bu bilgileri paylaştı bizimle.. Öptüm
canım benim,ben İzmitte değil;yine kocaeli sınırları içinde karşı kıyı diplerinde oturduğum için uzak maalesef. İzmit’te oturuyor olsam bir vasıta ile gelirdim.
öpüyorum seni çok çok.
Yağmur Damla’cığım anlıyorum.. Zaten benim de gideceğim şüpheli biraz.. Çok istiyorum gitmeyi tabi..
O tarafa gelirsem eğer, haber ederim ben sana; öptüm ben de kocaman
Kısmetse başka bi’yerde buluşur, görüşürüz; anladım nerde oturduğunu
Ne kadar içerikli ne kadar faydalı bir site!Benim için çok güzel bir keşif oldu.Tebrik ederim sizi Bilun!
Armağan hoş geldiniz; ne güzel bunları duymak.. Çok teşekkür ederim..
İzmir’de olsaydım serginize gelecektim; dilek panomu da yanıma alıp..
Unutmadan, aklımda kalan bir şiirinizden;
“Ben çocukken hayat zor demişti biri; şaka mıydı sözleri?”
Yüreğinize sağlık sizin de.. Tekrar hoş geldiniz..
Hoş bulduk
Gerçekten ne iyi olurdu gelebilseydiniz.Yüzyüze karşılaşmayı çok isterdim ben de.
Sizin gibi güzel insanlar tarafından takip edildiğimi öğrenmek de benim için ayrı bir mutluluk.Çok memnun odum
Ben de çok memnun oldum Armağan
Aynı şeyler benim için de geçerli..
Evet keşke gelebilseydim; çok isterdim..
Biluncum, senden bir şey rica etsem. Bir ara fırsatın olunca, elinde bilgi varsa, antik dönemde kadın-doğum-bebek-çocuk konuları ile ilgili de yazı yayınlayabilir misin? İlginçşeyler öğrenebiliriz belki:))
Teşekkürler:))
Esra’cığım çok teşekkür ederim.. Elbette!! Hemen araştırmaya başlıyorum; çok sağol bu güzel fikir için!!
Çok çok teşekkürler, Öptüm Kaan’ı da seni de..
Mehmed Kaan geldi, Dante Korel geldi, Arel geldi; Palyanço’mun bebişi de gelecek; daha önce niye benim aklıma gelmedi ki sanki?
kazıdayken bir sikke bulmuştum ben. ellerimde eski döneme ait para gelmişti ve kalbim küt küt atmıştı
Ne güzel Eyşın
eski para eski para! bayılırım takı olarak kullanmaya!!! ay kafiye oldu ya
) biluncum mailini bulamadım, nedir acaba, yazmak istemezsen bana bir mail atabilir misin
bengikaya@gmail.com
Bengiciğim ben de bayılırım takı olarak kullanmaya!!
Canım benim mail; parkeolog@gmail.com ama diğerinden de bi’mail atarım sana hemen
Cok cok guzel bir yazi olmus yine! Tesekkurler.
http://www.elifsavas.com/blog
Elif’ciğim çok teşekkürler.. Arkadaşım adına da çok teşekkürler; fikrine sağlık onun da
SAYENİZDE GEÇENLERDE YOLDA BULDUĞUM BİR PARANIN hNAGİ DÖNEME AİT OLDUĞUNU GÖRMÜŞ OLDUM….RESİM-4 OLARAK GÖSTERİLEN PARA….
Neolotik Dönem’de ticaretin gelişmesiyle birlikte insanlar alışverişlerinde birçok meteryali ödeme aracı olarak kullanmışlardır. Buğdaydan canlı hayvanlara kadar. Taki MÖ 7. yy ortalarına kadar. Sikkeler o küçük çaplarına rağmen üzerlerinde büyük anlamlar taşımız ve tarihe yardımcı sağlam kaynaklar olmuşlardır. Cem’in makalesini bu gün okuyabildim. Birlikte çalıştığım bi arkadaşımın emeğini görmek güzel. Yapmış olduğun bu site içinde sana teşekkür ederim Bilun. İyi çalışmalar.
Hoş geldin Mustafa.
Verdiğin bilgiler için de ben çok teşekkür ederim.. İstersen bir yazını yollayabilirsin, yayınlamam için..
Sevgiler..
tamam Anadolu’nun Euroları Cistophorlar adlı bi makalem var hatta tez konumla alakalı bi çalışma. bu arada bu sene Laodikeia’nın eski tadını alamadım. Biz eski ekip yoktuk. Belkide ondandır. Allah’tan Cem, Aksu vs vardı. Zehra’yıda unutmamak lazım dimi
. Ersin Mevlüt banko. Kazı hala devam ediyor. Kazının çıraksız kalan nümizmatı olarak devam ediyorum
. neyse birazdan mailine gönderiyorum makaleyi. öptüm
İmparatorum Dıocletianus’u bir yanıyla bana tanıttığınız için bir Antakya’lı olarak size teşekkür ederim. verdiğim bloga göz atın o blogdaki duyuruya da. akılsızlar gölgesinde balık tutuğum, üstünden selleri aştığım Tarihi Roma köprusunu yıktılar. Onu istiyorum. sizden bu köprünün tam imar tarihini bulabilirseniz verdiğim mail adresime bildirmenizi rica ederim
bana destek olabilir misiniz bunu yaparsanız size minettar olurum: Beni dinlediğiniz için sağolun. baki selamlar: Bedreddin Mahir
Bedreddin Bey hoş geldiniz öncelikle..
Elbette yardımcı ve destek olmak isterim..
Mail adresinizden ulaşacağım size..
Saygılar..
Azzim Bilun Şen, size yazdığım not üzerinden geçen süre içinde bir iletiniz ulaşmadı. Bekliyorum. Antakya’nın tarihi Roma köprüsü hakkında geniş bilgi bekliyorum. Blogu adresim http://mihracural.blogspot.com/ lütfen tarihle ilgim ortak noktasında bilgi alış verişi yapalım. Zira tarihsel kimlik bir insanlık ortak mirasıdır herkesi ilgilendirmelidir diye düşünüyorum. Bir kez daha sagılarımı iletiyorm.
bu siteyi çok sevdim.
herkesin girmesini öneririm
Çünkü çok faydalı birsite
Hoş geldiniz Şeyma,
Çok teşekkürler yorumunuza..
Sevgiler.
Bu gün bayramın ikinci günü, tarih mi okunur demeyin. Tarih herzaman okunur. Özellikle Bilun’un sitesinde. Ya bir Antakya’lı olarak İmparatorum Diocletianus hakkında bilgileri bir kez daha algılamama olanak tanıyorsa, tarih bir değil bin bir okunur.
Binbir dedim de, aklıma aklın yolunun bir değil binbir olduğuna inanan biri olarak farklılıkların zenginliğini özümsemem için bayramlarda da değil seyranda bile tarih okunur diyeceğim.
Bilun umarım yüksek eğitim algılarınla bu ülkenim makus tarih bilgisine önemli katkıların ve yönlendirmelerin olacaktır. Sana ve tüm izleyenlerine savgilerimi iletiyorum. Bedreddin Mahir
Ne güzel yazmışsın sevgili Bedreddin abi. Çok çok teşekkür ediyorum sana, beni onore ettin.
Saygı ve sevgilerimle..