Çin Seddi.

Ülkenin kuzeyindeki dağları aşarak, Batı çöllerinde son bulan duvar, binlerce kilometre boyunca uzanıyor. İnsan eliyle yapılmış ve uzaydan görülebilen tek tarihi yapı olan Çin Seddi’nin, yıkılmış olan kısımlarıyla beraber uzunluğu 10 bin km.yi buluyor. Seddin birçok bölgesinde sık sık yapılan turistik geziler nedeniyle tahribat oluştuğu belirlendi.

 

Zaman zaman eğlenceler düzenlenen Çin Seddi’nde onarılması gereken yerler mevcut ama henüz bunun için yeterli fon ayrılmış değil.

Seddin geçtiği ıssız yerlerdeki çiftçilerin duvardan tuğla çalıp ev inşaatında kullanmaları beni dehşete düşürdü açıkçası.. En azından bu önlenemez mi acaba? Şimdi diyeceksiniz ki “10 bin km. yol, kaç adam tutacaksın nöbette beklesin diye.” Başına bekçi dikmek değil kastım; benim demek istediğim: İnsanların içine kültürel zenginlik ateşi nasıl düşürülür? Bunu koruma, kollama içgüdüsü nasıl verilir? Ülkesini sevdiğini belli etmenin yolunun ilk önce onun tarihi mirasına sahip çıkmak olduğu nasıl anlatılır? Tüm bunlar olduktan sonra gerisi çorap söküğü gibi gelir zaten.. Ödenek de toplanır, bütçe de ayrılır; yeter ki kıymetini bilelim kültürel mirasımızın..

 

Fotoğraf: http://www.destination360.com/

18 Responses to “Çin Seddi’nde Tehlike..”

  1. fikriminincegülü says:

    çin seddinden tuğla çalmak, caanım bembeyaz travertenleri grileştirmek, ülkenin topraklarından tarihi eserleri kaçırmak ve daha kimbilir neler.. hep aynı zihniyetin sonucu.. sanırım, çok gerilerden başlamak lazım bu bilinci yerleştirmek için.. bir kere ülkeni çok sevmek lazım ki onun her türlü değerini korumak ve kollamak çok önemli olsun.. eğitimle, ekonomik durumla falan ilgisi yok bence.:(((

  2. Ne yazık! gozumun onune geldi koylulerin duvardan tugla calmasi, tipki bizdeki tarihi yapilarin o guzelim rolyeflerini kaziyip uzerine isimlerini yazan, tarihi manastirlarda, kiliselerde kosede ates yakip mangal yapanlar gibi…insanlarin icine o atesi dusurmek gerek dedigin gibi. Bizim yasadigimiz yerde (California) okyanus kiyisinda bir tek midyeyi, bir tek tasi yerinden oynatamazsin. Ama ‘yassah’ oldugundan cok insanlarin icine o koruma atesi dusurulmus bir kere..birde bu insanlarin bizdeki gibi tarihi yapilari olsaymis artik saygiyi gozunun onune getir.

  3. Bilun Şen says:

    İncegül’cüğüm haklısın içten gelmesi lazım; o bilinci içinde taşıması lazım kişinin..
    O zihniyet kökünden değişse keşke :(

  4. Bilun Şen says:

    Açalya’cığım evet nedense, büyük ve önemli tarihi yapılara sahip olan bizler -çok diye midir nedir- önemsemiyoruz galiba.. Anlayamıyorum maalesef.. O koruma ateşinin herkesin içine düşürülmesi dieğiyle..

  5. İkinci bir Türkiye vakası desene:(
    fikriminincegülü’ne katılıyorum. Bunların ülkeni sevmekle çok alakası var. Aslında sadece kendi ülkeni de değil, dünyayı sevmekle, senden önce yaşamış insanları sevmek, onlara, emeklerine saygı duymakla çok alakası var. İnsan hayatının zerre değerinin olmadığı yerlerde (bkz Çin, bkz Türkiye) geçmiş kültürlerin eserlerinin ne değeri olabilir ki?:((( Yazık:((

  6. Karabuk’te (1937 den önceden Karabuk köyu idi) mahallemizde bir sutun vardi…Dedem muhtardi ve yetkililere haber verdi bunu ne yapacagiz? diye ve sonra kimse gelip ilgilenmedigi icin sutun 1 m capinda 2m uzunlugundaydi, dik hale getirilip caminin briket duvarina ek olarak yerlestrildi, mahalleli tarihi esere sahip cikmisti!?

  7. Bilun Şen says:

    Anne ve bebişi, haklısın, her şeyin özünde sevmek var.. Birazcık sevsek, sevebilsek her şey yoluna girer..
    ..Ama ben umutluyum.. :)

  8. Bilun Şen says:

    Alp ve Ege’nin annesi, ne kadar güzel, harap olmamış hiç değilse ortalıklarda.. Evet, kimse çıkmazsa biz sahip çıkarız, çıkmalıyız..

  9. Birakin kulturel, tarihi miraslari korumayi, daha hala yasayan ormanlarimizi, daha kucultursek agaclarimizi bile koruyamiyoruz… Mugla bolgesinde ne tarihi yerler bilirim, gidilip gezilesi, yabancilardan baskasi zor gider. Ve hatta kendi sehrinde ne var ne yok bilmeyenler var, (Bodrum kalesinin icini anca tvden goren yerliler bilirim ) once tarihi kulturu gelistirmek lazim. E bunda da belki yerel tvlere is duser, hadi onlar yaptilar diyelim, bu sefer de daha abuk programlar varken onlara sira mi gelir. Benimki de laf..

  10. Bilun merhaba,

    Çin seddinden tuğla çalmaları bana hiç garip gelmedi doğrusu, özellikle Yenikapı feribotlarına giderken tarihi surlara asılmış çamaşır iplerini ve hatta pencere niyetine koydukları pimapenleri görünce, düşünsene Bizans surundan adam ev yapıyor, devletin bırak korumayı içindekilere ilk seçimde tapu vereceğinden korkuyorum ben :)

    Onlarda da önlenemez bir nüfus artışı ve cehalet var, bizde de.

    Bir de Çin seddinin uzaydan görünmesi şehir efsanesi olmalı, Google Earth de bütün Çin’i aradım, zor bulabildim :) ))

  11. Bilun Şen says:

    Ah Sanem’ciğim ah ne kadar haklısın.. Bilmediğimiz o kadar çok güzelliğimiz var ki.. Bırak yerel tv izlemeyi, genel tv’lerde bile böyle haberler çıkınca değiştiriyoruz maalesef :(

  12. Bilun Şen says:

    Aslı, allah korusun tapu falan :) İyi tespit yapmışsın ama :P O çamaşır iplerini de keseceğim bi’gün, delirmiş olarak :)

  13. Dogru, sahip cikilma islense insanlarin kafasina..
    Bu bilinc aslinda yapilamayacak birsey degil. Bunu ögretebilen ve uygulayan ülkelerde de ne yazik ki bu kadar korunasi tarihi eser yok acikta…

  14. Bilun Şen says:

    B5, bu bilincin aşılanmasını o kadar çok istiyorum ki.. Bunun için de birilerinin harekete geçmesi gerekiyor tabi..

  15. sevgili Bilun iki bilinmeyenli hatta çok bilinmeyenli bir denklem bu bilinç olayı,çözmesi ve verilmesi ve alınması çok zor ,bizim ülkemiz için bunları düşünürken demek tüm dünya vatandaşlarında var bu beleşçi zihniyet…

  16. Bilun Şen says:

    Sevgili Periliköşk, hoş geldin :) Dediğin gibi çok bilinmeyenli bir denklemle karşı karşıyayız ve maalesef bu zihniyetin bitemeyeceği düşüncesi çok üzücü.. Keşke böyle olmasa..
    Ama hep dediğim gibi: ben umutluyum, umutlu olmak zorundayım..
    Tekrar hoş geldin ve beni çok mutlu ettin :)

  17. BY KANCA says:

    Çin seddini düşünmekte gerek ama güzel Türkiyemizde yer alan doğal ve tarihi zenginliklerimizi nasıl gelecek kuşaklara koruyarak aktarabiliriz, bunun hesaplarını yapsak çok daha faydalı olur diye düşünüyorum.. (Selahattin KANCA)

  18. Bilun Şen says:

    Selahattin, söylediklerine saygı duyuyorum. Yazının son paragrafını bir daha oku. Bu hesap dediğin şeyin nerede başlayacağı o paragrafta yazıyor.
    İyi günler diliyorum.

Siz de yorum yazın