
Pera Müzesi’nde açılan ‘Kariye’ başlıklı sergi, imparatorluklar başkenti İstanbul’un farklı bir kültürel mirasını gözler önüne seriyor.. Hikâyeyi anlatmadan önce 14. yüzyıl başına dönelim. Bizanslı düşünür Theodoros Metokhites’in, Kariye’ye (Chora) bugünkü biçimini verip o benzersiz duvar resimlerini yaptığı döneme.. Metokhites yalnızca düşünür değil, aynı zamanda şair ve devlet adamıdır. Bu açıklamadan sonra 1930′lara gelebiliriz. Bu tarihlerde Amerikan Bizans Enstitüsü’nün kurucusu, arkeolog Thomas Whittemore, Kariye’yi restore edip bir müze olarak kültür-sanat dünyasına armağan edecektir. İşte Pera Müzesi’ndeki sergi, bu iki kişilikle birlikte, Kariye’nin dünü ve bugünü üzerine düşünmemizi sağlıyor. Kariye Camisi ya da Kariye Müzesi adıyla tanınan eski Chora Manastırı Kilisesi, Geç Bizans Sanatı ve mimarisinin en önemli örnekleri arasında bulunuyor.

Yapı, 19. yüzyılda Mozaikli Cami olarak tanınsa da, ününü Amerikalı Whittemore’un restorasyon kampanyasına borçlu. Pera Müzesi’ndeki sergi, yüzyıllar boyunca üretilmiş tasvirlerle bize Kariye’nin tarihini keşfettiriyor. Amerikan Bizans Enstitüsü, Kariye’deki mozaiklerle freskoların temizlenme ve korunma çalışmalarına ek olarak iç mekânda da sınırlı kazılar yürütmüş. Bugün o kazılardan çıkan malzeme, Ayasofya Müzesi ile İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde korunuyor. Serginin önemli bir özelliği de o sırada Kariye’den çıkarılan objeleri bir araya getirmesi.. Ayrıca 1330′da Konstantinopolis’e dönen Metokhites’in Chora’da yani Kariye’de oturmasına izin verilmiş. Son günlerini Kariye gibi görkemli bir mekânda geçiren düşünür, ölüm döşeğinde keşiş cüppesini giymiş ve bir aziz edasıyla Theoloptos adını benimsemiş.
Bu sergi, yüzyıllar boyunca üretilmiş tasvirleri aracılığıyla Kariye’nin tarihini keşfederken, 14. ve 20. yüzyıllarda onun restorasyon ve korunmasından sorumlu olmuş iki değerli insana, Theodoros Metokhites’le Thomas Whittemore’a bir saygı gösterisi niteliğini taşıyor. Bunun yanısıra, 1940′lar ve 1950′lerde Kariye’nin mimarisiyle olağanüstü mozaik ve fresko çevrimlerini korumaya yardımcı olanların çalışmalarını da onurlandırmayı amaçlıyor..
Theodoros Metokhites’in elyazması, Kariye’de yapılan kazılarda meydana çıkarılan arkeolojik eserler ve Thomas Whittemore ile Amerika Bizans Enstitüsü’nün Kariye’nin eşsiz mozaik ve freskolarının onarım sürecini anlatan çok sayıda arşiv belgesi ve fotoğraf ilk kez bu sergi kapsamında İstanbullulara sunuluyor.
Kariye Müzesi’ni bir kez daha keşfetmek için bu sergiye zamanımız varken mutlaka gitmeliyiz.. ‘Kariye: Bir Anıt, İki Anıtsal Kişilik, Theodoros Metokhites’ten Thomas Whittemore’a’ adlı sergi 1 Temmuz’a kadar açık..
Kaynakça
Sabah Gazetesi, 11 Mayıs 2007.
Fotoğraflar; http://en.wikipedia.org/
14 Responses to “Bir Anıt, İki Anıtsal Kişilik”

Bilun’un yazıları bizleri bilgilendirmek için. Ama müzeler, sergiler, konserler İstanbul için
Biz Ankaralıları düşünen pek az… Ama bir geçek var ki her tür etkinlik İstanbul’a çok yakışıyor…
Duvar resimlerini görünce, Mersin’de Kanlıdivane’de ve tabi ülkemizin pek çok yerinde hasar görmüş, insan eliyle kazınmış resimler geliyor aklıma. Bizler ne zaman önemseyip koruyabileceğiz? Hele de kilise kubbelerinin iç kısımlarına, yani o yüksek tavanların doruk noktasına kazınan yazılar, beni her zaman şaşırtmış ve dehşete düşürmüştür. İnsanımız o çabayı doğru işlere kullanabilse keşke
Dnz’ciğim sizi düşünmez olur muyum hiç? Dediğin gibi sergiler, İstanbul’da hep.. Üzülme sen; bak senin için de Anadolu Medeniyetleri Müzesi ile ilgili bi’yazı hazırlarım..
Keşke olmasa..
Haklısın, duvar resimleri, freskler maalesef düşüncesiz, bilgisiz, görgüsüz kişilerin el izleriyle dolu
yorum yazmak için girdim ve Mersin’den hele de Kanlıdivane’den bahseden yorum görünce çok heyecanlandım!!! meğerse yorumu yazan ablammış
)
Bilun, gelmiş geçmiş en güzel bloglardan birine sahipsin bence!! ama huyum kurusun, ben bilgisayarda uzun yazı okuyamiyorum! o yüzden çapraz hızlı okuma yapıyorum
sen bana bakma, içimi döktüm!
) süpersin
Bengi’ciğim çok sağol
Çok mutlu oldum. Olsun, ben de uzun yazı okuyamıyorum maalesef
O yüzden -benim gibi olanlar için- aralara fotoğraf koyuyorum ki; bi’paragrafı okunur, resimden sonraki daha sonra okunabilir diye
Bir nevi işaret yani 
Ailecek burdasınız; ne güzel
Çok mutlu oluyorum sizi burda görünce.. Öptüm.
Evet evet ablanmış
biluncuğum kariye bir mekanın ismi mi oluyor, duvar resimlerinin olduğu bir özel yer mi ..anlayamadım ,
birde sergi de bu orijinal yapıtların fotoğraflarımı sergileniyor ,objelerin orjinalleri galiba ,valla okuldan gelince algı sorunu yaşıyorum…
Periliköşk’cüğüm Kariye, önceden Chora Manastırı Kilisesi diye biliniyordu. Sonradan Kariye Camii oldu. Halen bu adla ve Kariye Müzesi olarak varlığını sürdürüyor.
Pera Müzesi’nde olan sergide de, arkeolojik buluntular, fotoğraflar ve yazılı belgeler yani Kariye Müzesi’nin onarım sürecini anlatan belgeler sergileniyor Periliköşk’cüğüm..
Öptüm, çok sevgiler..
en üstteki duvar resmi kariyenin içinden bir görüntü galiba ,harika …aydınlatman için teşekkürler…
Evet Periliköşk’cüğüm Kariye’nin kubbe içinden bir detay, ilk resim..
Ne demek, asıl ben teşekkür ederim ilgine..
Kariye’yi ziyaret etmiştim çok eskiden. Bize oldukça yakın bir yerde. Eskiden sergiler ve osmanlı etkinlikleri çok fazla düzenlenirdi.. şimdiki durumunu bilmiyorum ama bu sergiye gitmeyi de çok isterim doğrusu.. teşekkürler canım.:)
Bu sergi çok anlamlı bir sergi bence de İncegül’cüğüm; gidelim
Bir de Karya Prensesi var ki, onun sanırım konumuzla ilgisi yok
Kendisi Bodrumda
Dnz’ciğim iyi hatırlattın, şimdilik konumuzla ilgisi olmayabilir ama çok yakında olacak
Sevgili meslektaşım, devrem, yoldaşım! Çalışmalarını dikkatle takip ediyorum ve çok mutlu oluyorum! Herşey gönlünce olsun! En kısa zamanda bir çalışma yollayacağım! Sevgilerimle!
Çılgın Caligula, dostum sağolasın.. Çok çok teşekkürler.. Çalışmanı dört gözle bekliyorum.. Dikkat et kendine, sevgiler..