Kültür varlıklarının korunmasında, yetki karmaşası yaratan bakanlığın yetki ve sorumluluklarını DSİ’ye devreden ilke kararı Danıştay tarafından iptal edildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 27.11.2006 tarihinde, projelendirilen veya halen inşa edilmekte olan barajların altında kalacak kültür varlıklarını 717 sayılı ilke kararının 2. ve 3. maddelerindeki, yetki ve sorumluluğu, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan alıp DSİ Genel Müdürlüğü’nün insiyatifine bırakan kararı, 26.11.2008 tarihinde Danıştay 6. Dairesi’nin 2008 / 8268 sayılı kararla, oybirliği ile iptal edildiği açıklandı.
Bu kararla birlikte, Allianoi ve Hasankeyf başta olmak üzere baraj tehdidi altında olan pek çok ören yeri, derin bir nefes aldı. Çünkü kültür ve tabiat varlıklarını korumak, gelecek nesillere bırakmakla yükümlü olan ve bu amaçla kurulan bölge kurullarının elini kolunu bağlayan bu ilke kararı yüzünden benzeri ören yerleri aleyhine, son dönemlerde pek çok karar alındı. Hatta kurulların özgür iradesine ipotek koyanlar yeni bir düzenleme ile bu kurullar için ‘sözde bilimsel komisyonlar’ kurdurtarak bölge kurlarına kültür varlıklarının aleyhine karar alınması sağlanıyordu.
Devamı için tıklayınız.
Hasankeyf ile ilgili önceki haberlerim için buraya, Allianoi ile ilgili haberlerim için buraya tıklayabilirsiniz.
3 Responses to “Allianoi ve Hasankeyf Kurtuldu..”

Şimdi okudum canım bu yazını ama biliyorsun ki Ankara’dayım teyzemde DSİ’de ve derki; konsorsiyum vardı ama fransız ingiliz ortalklaşa zamanında yapılmadı diye ertelendi ama kazı yoluyla yeni yerleşim yerleri belirlenmiş eninde sonunda yapılacakmış
Çünkü barajlar sinsile halinde ilerliyormuş kaçarı yokmuş ne yazık ki
Ilısu Barajı yapımı için başlatılan arkeoljik kazıların Körtiktepe kazı bölgesinde görevliyim ve Batmanlıyım.
Bölgenin gelişememişliği biliniyorken Hasenkeyf’in bacasız sanayi diye tabir ettiğimiz turizme kazandırılması seçeneği varken 50 yıllık bir baraj için feda edilmesi gerçekten anlamsız.Üstelik bu sırf Hasankeyf için değil şu an hâlâ Hasenkeyf’le aynı kaderi yaşayan onlarca antik yer için geçerli…
Umarım bu yanlış kararlar dizisi devam etmez…